YALOVA İLİNE AİT TARİHİ BİLGİLER

 

Termal Kaplıcaları:Roma ve Bizans dönemi eserlerinden olan Yalova Termal Kaplıcaları, il merkezine 12 km mesafede olup,kaplıca tesisleri içerisinde Sultan banyo-Valide banyo-Kurşunlu banyo ve Köylü hamamı gibi tarihi banyolar mevcuttur.Tarihi kurşunlu hamamı içinde sauna ve açık yüzme havuzu bulunmaktadır. Tesis bünyesinde şifalı mide suyu-göz suyu ve ayak suyu olarak adlandırılan şifalı sular mevcuttur. Çınar ve Çamlık Otelleri mevcut olup,bu otellerin bodrum katlarındaki hamamlarda, banyo suyu olarak kaplıca suları kullanılmaktadır. Fiziksel ve kimyasal analizler sonucu bu suyun sülfatlı,sodyum ve kalsiyumlu hipotermal ve hipotonik bir Maden suyu olduğu saptanmıştır.Mide ve bağırsak hastalıklarında,kronik gastrit, nezlevi bağırsak hastalıkları,spastik kolit ve bağırsak salgısı ve safra yetersizliğine bağlı ishallerde,asabi kaynaklı kabızlık,bağırsak parazitleri ve hemoroidlerde, dejeneratif romatizmaları (artroz) ve yumuşak doku romatizmaları da kürden şifa bulan hastalıklar arasındadır. Kaplıcalar çevresindeki Gökçedere ve Üvezpınar mahallelerinde çok sayıda konaklama ve yeme içme tesisi mevcuttur.

Armutlu Kaplıcası:Kaplıca, ilçe merkezinin 2.5 Km kuzeyinde olup, Armutlu Kaplıcaları Yalova'ya 50 Km. mesafededir. Kaplıca bölgesinde; Otel, Restorant,Türk Hamamı,Masaj Salonları,Jakuzi ve Kapalı Yüzme Havuzu bulunmaktadır. Kaplıca suları kimyasal sınıflandırma bakımından sülfatlı,bikarbonatlı, klorürlü, kalsiyumlu, sodyumlu ve karbondioksitli bir bileşime sahiptir.Kaynaklarda mineral miktarı 2100-2421 mg. arasındadır. Banyo ve içme kürlerine uygun olan kaplıca suları banyo,içme ve çamur olarak uygulandığı gibi, sudan çıkan gazlar teneffüs yoluyla da uygulanır. Armutlu kaplıcaları, radyoaktivitesi yüksek kaplıcalar sınıfına girmektedir.Kaplıcalar kalbin işlemesinde, asidin vücuttan atılmasında,sinirler üzerinde,iltihabi hastalıklarda ve kadın hastalıklarında,mide ve bağırsak hastalıklarında,yaraların iyileşmesinde,karaciğerin düzenli çalışmasında,hormonların düzenlenmesinde ve idrar söktürücü olarak yararlar sağlar. Armutlu ilçesinde çok sayıda konaklama yeme-içme ve eğlence tesisi mevcuttur

Karaca Arboretum:1980 yılında TEMA Vakfı kurucusu Hayrettin KARACA tarafından kurulmuştur. Yalova-Termal karayolu üzerinde, il merkezine 5 km mesafede Samanlı köyü içerisinde bulunmaktadır. Peyzaj ağırlıklı,koleksiyon bir arboretum karakterinde olup, 135.000 m2 lik bir alanda tesis edilmiştir. İçerisinde kaya bahçeleri,bitki bahçeleri, iris bahçeleri, gül bahçeleri, minyatür bitkiler, Türkiye doğumlu bonsai bitki koleksiyonları vb. örnekler vardır. Başta Türkiye olmak üzere, Asya, Avrupa, Afrika, Amerika, Avusturalya kıtaları ve Yeni Zelanda'dan bitki örnekleri yanında, Türkiye'nin endemik bitki örnekleri mevcuttur. Arboretum içerisinde tahminen 5 bin odunsu, bir o kadarda otsu rizomlu ve soğanlı bitki mevcuttur.

YÜRÜYEN KÖŞK

Atatürk bir gün çiftliğe gittiğinde, Köşkün hemen yanındaki Ulu Çınar ağacının dallarını kesmeye çalışan bir bahçıvan ile karşılaşır. Hemen bahçıvanı yanına çağırarak bunun nedenini sorar. Görevli bahçıvanın cevabı şöyledir: Ağacın dalları uzamış binanın duvarına dayanmıştır. Aldığı cevaptan tatmin olmayan Atatürk, düşünülmesi bile imkânsız olan bir emir verir: “AĞAÇ KESİLMEYECEK, BİNA KAYDIRILACAK.” Görev İstanbul Belediye’sine intikal eder. Belediye Fen İşleri Yollar Köprüler Şubesi sorumluluğu üstlenir. Başmühendis Ali Galip Alnar yanına aldığı teknik elemanlarıyla Yalova’ya gelerek çalışmaya başlar. 8 Ağustos 1930 tarihinde önce bina çevresindeki toprak büyük bir dikkatle kazılıp yapının temel seviyesine inilir. İstanbul’dan getirilen tramvay rayları döşenir. Santim, santim çalışılarak bina yapı altına sokulan raylar üzerine oturtulur. Artık binanın raylar üzerinde kaydırılarak ağaçtan uzaklaştırılması aşamasına gelinmiştir. Güzel ve sıcak bir yaz akşamında Ulu Önder Atatürk ile birlikte, kardeşi Makbule Atadan, Vali vekili Muhittin Bey, Emanet Fen Müdürü Ziya Bey ve Cumhuriyet Gazetesi Baş muhabiri Yunus Nadi nezaretinde bina 4.80 m. Civarında kaydırılır. Bu olağanüstü ve riskli iş 10 Ağustos 1930 tarihinde tamamlanır ve Ulu Çınar Ağacıda kesilmekten kurtulur. O günden beri köşkün adı “YÜRÜYEN KÖŞK” olarak kalmıştır. Kültür Bakanlığı Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu’nun 12.07.1980 gün ve 12238 sayılı kararı ile korunması gerekli Kültür ve Tabiat Varlıkları arasında sayılmış ve tescili yapılmıştır. 2006 Yılında, Yalova Belediyesi tarafından restorasyonu yapılarak ziyaretçilere açılmıştır.

Mustafa Başbayraktar©2013