ORDU İLİNE AİT GENEL BİLGİLER

İlçe Sayısı

Bld. Sayısı

Köy Sayısı

Yüzölçümü

Nüfus

18
72
484
6.001    km²
741.371

Doğanın tüm güzelliklerinin cömertçe sergilendiği bir belde olan Ordu, deniz turizmi imkanları bakımından Doğu Karadeniz bölgesinde en şanslı il durumundadır. Bölgenin en temiz kumu ve bölgenin en uzun kıyı şeridine sahiptir. Kıyı şeridinde, birbirinden güzel koylar, doğal ve sağlıklı plajlar ve çeşitli mesire yerleri mevcuttur.Ordu, kuzeyinde Karadeniz, doğusunda Giresun, batısında Samsun, güneyinde Sivas ve Tokat illeriyle çevrilidir. Genel olarak dağlık olan

 Ordu İlinin önemli dağları Canik ve Karadeniz Dağlarıdır. Dağlar kıyıya paralel uzanır. Batıdan doğuya doğru yükseklikleri artan bu dağlar, akarsular tarafından kesilerek derin vadiler veya yaylalar meydana getirmişlerdir. Bu yaylalarda yüksek tepeler bulunur. Ordu'da tipik bir Karadeniz iklimi hakimdir. Kışlar serin, yazlar ılık geçer. Yılın hemen hemen bütün aylarında yağış vardır.

ORDU ADI NEREDEN GELMEKTEDİR

Ordu, Türkçe bir kelime olup "Saray" manasına gelir. Saraylarda genellikle hükümdarlar oturduğu için, bu tabir Hakanın oturduğu şehir için de kullanılır." Urdu", "Orda" şeklinde de söylene gelir. Yaşayan Türk lehçelerinde, Ur-yüksek yer, tepe; yurt, çadırlı topululuk manalarında kullanılmaktadır. Ordu, şimdiki Ordu sözünün aslı olup, ilk manasıyla " muharip kabile" demektir. Ordu kelimesinin Sümer dilinde site manasına geldiği, Urudu'dan türediği belirtilmektedir. Ordu adına ilk defa Fatih devri Arazi ve Vergi Tahrir Defteri'ne bir nahiye adı olarak "Bölük-i Niyabet'i Ordu" şeklinde rastlanmaktadır. 1613 tarihli tahrir defterindede ise "Kaza-i Bayramlu Nam-ı Diğer Ordu" ibaresine yer verilmektedir. Ordu adı ile ilgili söylentilerden biri de, Ordu adının karargah çadırlı Ordugah askeri birliğin konakladığı yer, anlamında kullanıldığı şeklindedir. Bölgede askeri bir birliğin yerleşmesiyle ilgili bir olay şöyledir. 18.yüzyılın başlarında şimdiki Ordu şehrinin merkezi Eskipazar civarı idi. Önceleri vergi toplamak için Osmanlı Devletinin görevlendirdiği, yetkili kimseler (Muhassıl) zamanla başlarına buyruk hareket etmeye başladılar. bu yüzden bölgede asayiş kalmadı. Yıllarca devam eden bu huzursuzluğu haber alan İstanbul Hükümeti, Canik'te bulunan Osman Paşa'yı bu bölgede asayişi sağlamakla görevlendirdi. Osman Paşa askerleriyle birlikte gelip Ordu'nun Bucak semtine yerleşti. Askerler buradan her sabah Bayramlı'ya gidip vazifelerini gördükten sonra akşam Bucak'a dönüyordu. Halk, "Ordugaha gidelim." şeklinde konuşa konuşa karargahın bulunduğu semtin adı, zamanla Ordu yeri, ordu sahası olarak benimsenmiş, böylece Ordu adı iyice yerleşmiştir. Ordu adıyla ilgili bir başka söylenti, Bayramlı Kasabasının kurulduğu ilk dönemlere kadar götürülmektedir.

Tarihçe: Tarihçilerin yaptığı araştırma ve kazılarda, Ordu ve çevresinde ilk yerleşim izlerinin M.Ö.15 bin yıllarına kadar uzandığı görülmüştür. M.Ö. 2 bin yıllarında Doğu Anadolu'nun iç kesimlerinden, Karadeniz bölgesine gelen Halipler yörenin dağlık kesimlerine yerleşmişlerdir. Uzun süre bu bölgede varlıklarının sürdüren bu kavim maden işleme sanatında ileri gitmiş ve tunçtan mükemmel silahlar yapmışlardır. Yörenin özelliğine göre ahşap malzeme kullanan bu kavmin kalıntılarından bugün fazla bir eser kalmamıştır. Bununla beraber Eskipazar bölgesinde, Bayramlı adı verilen Eski Selçuk dönemi yerleşmesinin adı, 1398 yıllarında Halipia adı ile anılmaktadır. Yıldırım Beyazıt'ın tarihte Samsun'u ele geçirmesi ile Halipia emiri Giresun Fatihi Hacı Emirzade Süleyman Bey Osmanlı hakimiyetini kabul ederek, bölgeyi Osmanlılara terk etmiştir. Ordu ili M.Ö. I. Binde Hitit hakimiyeti sınırları içine girmiştir. Kotyora ise VIII. yüzyılda Miletliler tarafından kurulmuştur. Şehrin bugünkü Bozukkale mevkii olduğu belirtilmekte ise de, kale küçük ve XI. yüzyıllarda yapılmış bir karakoldan başka bir şey değildir. Çevrede de şehrin varlığını kanıtlayacak Arkeolojik buluntulara rastlanılmamıştır. Muhtemelen eski Kotyora'nın yine Bayramlı civarında Delikkaya ve yöresinde bu bölgede bulunan çok sayıdaki arkeolojik verilerden anlaşılmaktadır. Ordu toprakları Medler ve Perslerin yaşantısına da sahne olmuştur. M.Ö. 400 yıllarında 10 binlerin Ric'atı sırasında Ordu'nun antik şehre gelişi ve meşhur Ksenefon nutuklarına sahne oluşu önemli tarihi bir olaydır. Ordu ili daha sonraki devirlerde Roma ve Bizans hakimiyetine girmiş ve 1204-1264 yılları arasında ise Kommenus toprakları sınırları içinde kalmıştır. XIII. yüzyılda Selçuklu Devleti sınırları içinde yer alan Ordu, XIV. yüzyılda Osmanlı egemenliğine girmiştir. Ordu ilçesi 1920 yıllarına kadar Trabzon vilayetine bağlı bir kaza iken, 17 Nisan 1920 tarihinde merkezi Ordu olmak üzere Canik Sancağına bağlı olan Fatsa kazası da Ordu'ya bağlanmıştır.

Mustafa Başbayraktar©2013