KARAMAN İLİNE AİT GENEL BİLGİLER

İlçe Sayısı

Bld. Sayısı

Köy Sayısı

Yüzölçümü

Nüfus

5
16
160
9.163 km²
235.424 
Beylik öncesi

Anadolu'nun merkezi bir yerinde bulunan Karaman; Batı Anadolu'dan Akdeniz'e ve özellikle Çukurova'ya inen yolların da geçiş noktasında yer almaktadır. Bu nedenle Karaman ovası, bereketli topraklara sahip olmasının yanında, bu stratejik konumu sebebiyle de ilk çağlardan itibaren insanoğlunun ilgisini çekmiş ve yerleşim alanı olmuştur. Karaman ve çevresinde arkeolojik kazılar henüz yeterince yapılmadığından, prehistorik çağlara ait bilgiler çok fazla değildir. Ancak 13 km. kuzeydoğuda yeralan höyüklerin satıh araştırmaları ve özellikle Canhasan höyüğünde yapılan bilimsel kazılar, Karaman ovasındaki uygarlığın sekizbin yıl öncesine uzandığını göstermektedir. İlk çağlardaki durumu henüz aydınlanmamış olan Karaman, Hititler döneminde yarı bağımsız bir devlet olan Arzava Devleti'nin sınırları içinde yer almıştır. Bu devirdeki önemli askeri ve ticari bir merkez konumunda olduğu, Karadağ ve Kızıldağ'da bulunan, Hititlerden kalma kit,be ve roliyeflerin incelenmesinden anlaşılmaktadır. M.Ö. VII. y.y.'da Frikyahların, Vl.y.y.'da Lidyalıların saldırısına uğrayan Karaman, bu yüzyılın sonlarında Perslerin egemenliğine girmiştir. Klasik devirlerde LARANDA olarak bilinen Karaman, Lykaonia bölgesinde yer almaktaydı. Büyük İskender'in haleflerinden Perdikkas ve Flippos'un M.Ö.322 yıllarında talan ve tahribatına uğrayan Karaman, daha sonra Antigon'un ve Selevkos'un eline geçmiş, M.Ö. I.y.y'a kadar Anadoldaki krallıkların elinde kalmıştır. Karaman, Romalılar devrinde mahalli krallardan Derbe Hakimi Anlipütros'un idaresine girmiş, Galatla kralının Amyntos'u yenip öldürmesi üzerine, Galatlardın eline geçmiştir. Bu dönemde Lykaonia Birliği'ne bağlı önemli bir ticaret merkezi olarak kalmıştır Hristiyan alemi tarafından kutsal sayılan ve antik şehir olarak bilmen Derbe yeri konusunda tarihçiler arasında ihtilaf var ise de, merkez ilçeye bağlı Ekinözü (Aşıran) köyü yakınlarında bulunduğu görüşü ağırlık kazanmaktadır Hristiyanların, Hz. İsa'dan sonra, kendilerine dini lider olarak kabul ettikleri Michael'in mezarı da Derbe'de bulunmaktadır. Karaman M.S, Vll.ve IX, y.y.'larda Arap orduları tarafından birkaç kez, kısa süreli işgal edilmiş; Selçuklular dönemine kadar da Bizans egemenliği altında kalmıştır Karaman M.S. 1165 yılında Anadolu Selçuklu Devleti'nin egemenliğine girmiş ve 1256 yılına kadar bu egemenlik devam etmiştir.

Karamanoğulları Beyliği

Anadolu Selçuklu Sultam Alaeddin Keykubat, devletinin Akdenizkıyılarını güvenlik altına almak için, Türkmenlerin (Oğuzlar) Avşar boyundan olan Karamanoğullarını, Karaman, Ermenek, Mut, Gülnar, Silifke, Anamur, Mersin, Alanya ve Antalya bölgelerine yerleştirmiştir, Karamanoğulları bu bölgeye 10.000 oba olarak gelmiştir. Her oba 5-8 çadır, her çadır 5-10 kişiden oluştuğu hesap edilirse, ortalama 500.000 kimlik kalabalık bir topluluk karşımıza çıkmaktadır. Karamanoğulları, Karaman'dan başlayıp Akdeniz'e uzanan ve Torosları da içine alan bu yerleşim yerlerini bir yandan Türkleştirirken, bir yandan da İslamlaştırmışlardır. Anadolu Selçuklu Devleti'nin zamanla zayıflaması, özellikle Kösedağ Savaşı'nda Moğollara yenilmesi, Anadolu'daki Moğol felaketinin başlangıcı olmuştur 1260 yılından sonra zayıflayan, otorite kuramayan Anadolu Selçuklu Devletlinin yerine, Moğol egemenliği hüküm sürmeye başlamıştır. Ancak Moğollar da, her tarafta askeri üstünlük kuramamış, gönderilen Moğol güçleri, merkezlerini tanımayarak isyan etmiş ve bağımsızlıklarını ilan ederek, mevcut karışıklığı daha da arttırmışlardır Anadolu Selçukluları'nın Arap ve Fars kültürlerine hayranlıkları ve onların dilini benimsemeleri, Anadolu'ya yerleştikleri tarihten beri milliyetçi bir politika İzleyen Karamanoğulları'yla aralarının açılmasına neden olmuştur. Diğer yandan Moğol istilası ve Anadolu'nun her tarafında ortaya çıkan karışıklıklar, diğer uç beylerine göre daha kalabalık ve askerliğe yatkın Kararmanoğullarının devlet kurma arzularını körüklemişlerdir. Selçuklu ve Moğol otoritesinden kaçanların, gazi olmak isteyen gönüllülerin, daha huzurlu bir ortamda yaşamak isteyenlerin de katılmayla iyice güçlenen Karamanoğulları, Nure Sofi adlı bir Türkmen dervişinin oğlu olan Kerimüddin KARAMAN önderliğinde, 1256 yılında bağımsızlıklarını ilan ederek "Karamanoğlu Beyliği" ni kurmuşlardır. Oğuzların Avşar boyundan olduğunu belirttiğimiz Karamanoğulları'nın, Salur boyundan olduğu da ileri sürülmüştür Oğuz efsanesinde, Oğuz Han'ın altı oğlundan birinin adı Dağ Han, Dağ Han'ın oğullarının birinin adı da Salur'dur Salurlar, Selçuklulardan önce Oğuzların Hanlığını yapan bir boydur. Ancak ardarda yapılan tarihi araştırmalar, Karamanoğulları'nın Salur değil, Avşar boyundan olduğunu kanıtlamakladır. Karamanoğulları Beyliği'nin başkenti olan Karaman'ın klasik devirlerdeki isimleri Bizinidi, Talaranza, Laranda'dır. Türklerin şehri ele geçirmesinden sonra LARANDA adı, LARENDE şeklini almış ve hep bu isimle anılmıştır. Karamanoğulları Beyliği'nin 1467'de yıkılmasından sonra, resmi yazışmalarda Larende İsminin kullanılmasına devam edilmiştir. Ancak halk dilinde adı, bu tarihten itibaren KARAMAN olmuştur. Karamanoğulları, Moğol İstilasından sonra dağılan Anadolu'daki Türk Birliğini yeniden sağlamak için, büyük mücadeleler vermişlerdir. Karamanoğlu Mehmet Bey ordusu ile 1277'de Konya üzerine yürümüş; Moğolları yenerek şehri zaptetmiş ve Karamanoğullarının başkenti yapmıştır. Konya'da 13 Mayıs 1277 tarihli ünlü fermanını yayınlayarak, yabancı dillerin ana dilin yerine geçmesi tehlikesi karşısında, yabancı dilleri yasaklamış ve Türkçe'nin üstünlüğünü ilan etmiştir. Anadolu Selçuklu Devleti'nin 1308 yılında yıkılmasından sonra Karamanoğulları, Konya ve çevresine tamamen egemen oldular. Selçuklu başkentine sahip oldukları için, bu devletin mirasçısı olduklarını iddia edip, Anadolu'daki siyasi birliği sağlamaya çalıştılar. Bunun için Moğollarla çok uzun süren savaşlar yaptılar. Topraklarını Akdeniz sahillerine kadar genişlettiler. XIV. y.y.'ın başına gelindiğinde, Karamanoğulları Anadolu'daki en güçlü beylik konumundaydı. Toprakları, Karaman, Konya, Sivas, Kayseri, Niğde, Adana, Antalya, Silifke, Anamur, Mut, Ermenek, Gülnar. Alanya, Gazipaşa, Isparta ve Beyşehir'i içine alıyordu. Karamanoğulları, güçlü düşmanları karşısında Toros dağlarının sarp yerlerine çekilerek korunuyor; tehlike geçince, Karaman ve Akdeniz kıyılarına, özellikle İçel'e kadar geri dönüyorlardı. Coğrafi konumun bu avantajı sayesinde, Ceneviz, Kıbrıs ve Malta tacirlerinden aldıkları vergilerle önemli bir gelir elde ediyorlardı. Yine Akdeniz kıyılarında, kendilerine ait olan liman şehirlerinden aldıkları gümrük verdisi de önemli gelir kaynakları arasında bulunuyordu Bu dönemde diğer bir güçlü beylik olan Osmanoğulları, jeopolitik konumlarının daha elverişli olması, müslüman olmayan milletlerle savaşmaları ve dirayetli sultanları sayesinde kısa zamanda büyük başarılar elde ettiler. Ormanlı Beyliği'nin bu hızlı gelişimi, XIV. yy. dan itibaren, bu iki güçlü beyliği karşı karşıya getirdi. Karamanogulları, Osmanlılar ile Memlükler arasında adeta sıkışmış, gelişme olanakları kalmamıştı. İki beylik arasında, yaklaşık yüzelli yıl süren, çeşitli savaşlar oldu. Fatih Sultan Mehmet döneminde yapılan bil dizi savaştan sonra, ]467 tarihinde F.Sultan Mehmet tarafından Karamanoğulları Beyliği'ne son verildi ve topraklan Osmanlı Devleti'ne katıldı

Beylik Sonrası

Karamanoğulları Beyliği yıkıldıktan sonra, Osmanlılar'ın devlet politikaları sonucu, Karamanlılar, başta Rumeli olmak üzere imparatorluğun değişik bölgelerine yerleştirilmişlerdir. Zaman İçinde, bir kısım Karamanlılar da Kıbrıs adasına göç etmişlerdir Ulu önder Atatürk'ün annesinin ailesi de, Kültür Bakanlığı yayınlarından vu Burhan Göksel tarafından yazılan "Atatürk'ün Soykütüğü Üzerine Bir Çalışma" isimli eserin 6.7. ve 10. sayfalarında verilen bilgilere göre, Rumeli'ye göçmüş Karamanlılardandır.

Kıbrıs Cumhurbaşkanı Rauf Dcnktaş'ın ailesinin de Karamanlı olduğu bilinmektedir.

Karamanoğulları Beyliği tarih sahnesinden silindikten sonra Konya, Osmanlı toprakları içinde önemli bir vilayet olmuş ve "Karaman Eyaleti" adını almıştır. İdarenin başında da, her zaman
bir beylerbeyi bulunmuştur.

Larende (Karaman) ise, önec Konya Vilayetine bağlı bir sancak merkezi haline getirilmiştir. Kanuni Sultan Süleyman döneminde, ilçe merkezi olmuştur.

Karaman, Osmanoğulları döneminde, hiçbir zaman Karamanogulları dönemindeki, parlak günlerine kavuşamamış, mütevazi bir Anadolu kenti olarak, Cumhuriyet dönemine kadar gelmiştir. Cumhuriyetin ilanından sonra, Konya iline bağlı şehrin "Larende" olan adı, "Karaman" olarak değiştirilmiştir. Nihayet, 15 Haziran 1989 tarihinde çıkarılan 3589 sayılı Yasa ile Türkiye'nin 70. ili olmuştur.

Mustafa Başbayraktar©2013